Liposuction

Tüm uğraşlara rağmen verilemeyen kilolar çoğu insanın ortak problemidir. Liposuction tüm rejim ve egzersizlere rağmen erimeye dirençli ve anormal yerleşimli yağ birikimlerinin tedavisi amacıyla geliştirilmiştir. İlerleyen zamanlarda uygulama alanı genişlemiş ve belli bazı kuralların dışına çıkmamak şartıyla zayıflama ve vücut konturlarının düzeltilmesi için de kullanılır olmuştur.

Basında çıkan bazı olumsuz haberlerin de etkisiyle liposuction hem fazla kilolar için sihirli bir değnek hem de ölümcül sonuçları olan bir işlem olarak bilinmekte, insanlar tarafından bir sürü soru işareti ile birlikte algılanmaktadır.

Liposuction, sınırlı durumlar dışında çoğu zaman sedasyon ya da genel anestezi altında uygulanır. Temel mantık; inceltilmesi planlanan vücut bölgesinin öncelikle özel bir sıvı ile şişirilmesi, bu sıvının yağ hücrelerini şişirerek, emilmeye hazır hale getirilmesini takiben, özel kanüller yardımıyla ve negatif basınç ile yağ hücrelerinin emilmesidir. Ciltte sadece kanüllerin giriş yaptığı yaklaşık 2-3 mm uzunluğunda izlerin kalması, bu izlerin saklanabilmesi ve bir seansta 4-6 litre yağın vücuttan uzaklaştırılabilmesi bu işlemi son derece cazip hale getirmektedir. İşlem sonrası hastanın hastanede kalması gerekmez ve bir kaç saat sonra taburcu olabilir. Hasta 1-2 gün içerisinde rahatlıkla günlük hayatına dönebilir. Uygulama yapılan alana göre hastanın 6 hafta süreyle özel korse ya da bandajlar kullanması gerekmektedir.

Her yaş grubundaki insana çeşitli amaçlarla liposuction yapılabilir. Burada esas nokta hangi hasta gruplarında liposuction işleminin ideal-memnuniyet verici sonuçlar sağladığıdır.  İdeal hasta olarak kronik hastalığı, düzenli kullandığı ilaç olmayan; ideal kilosunda ve ya ideal kilosunun+5 kg üzerinde olan; basenlerde, karında, uylukta, çene altında bölgesel yağ fazlalığı olan hastadır. Elbette liposuction yaptığım her hastada bu şartların hepsi aynı anda olmuyor ancak ne kadar çok şartı taşıyorsa sonuç o kadar güzel oluyor.

Sağlıklı ve risk arttırıcı ek rahatsızlığı (kalp hastalıkları, damar hastalıkları, kanser, kontrolsüz şeker hastalığı, hastayı yatağa bağımlı kılan hastalıklar) olmayan kişilerde, literatürde tanımlanan güvenli miktarlarda yağ aspire etmek, diğer ameliyatlardan daha fazla bir risk oluşturmaz.

Liposuction ile yok edilen yağ doku tekrar oluşmaz. Çünkü yağ hücrelerinin sayısı 9-10 yaşına kadar artış göstermekte, sonrasında sabit sayıda kalmaktadır.   Kişi kilo alıp verdikçe bu hücrelerin sayısında bir artış olmaz ancak hacimlerinde artış olur. Zira bir yağ hücresi kendi hacminin 6-7 katına kadar yağı depolayabilir. Egzersiz, diyet, kavitasyon, radyofrekans gibi bir çok yöntemle elde edilen zayıflama; bu yağ hücrelerinin içerisindeki yağı boşaltmaktan ibarettir. Dolayısı ile zayıflamak için kullandığımız yöntemi bıraktığımız anda bu hücreler tekrar yağ depolamaya başlar ve bizler 3 ayda verdiğimiz kiloyu 3 günde geri alırız. Liposuction işleminde ise direk olarak yağ hücreleri vücuttan uzaklaştırılır. Vücuttaki yağ hücrelerinin çoğalma özelliği yoktur, bu yüzden yağlar liposuction ile alındıktan sonra, bu bölgelerde tekrar yağ birikimi olmaz. Kilo alındığında yağ hücreleri çoğalmaz, sadece hücrelerin içinde depoladıkları yağ miktarı artar. Bir bölgedeki yağ hücreleri alınıp da sayıca azaltıldığı zaman kilo alınsa da o bölgede yağ hücrelerinin sayısı aynı kalır, sadece hücrelerin büyüklükleri artar. Ameliyattan sonra kilo alımı olursa vücudun genelinde bir yağ birikimi olur, bundan liposuction yapılan bölgeler de ancak kendi payına düştüğü kadar etkilenir, yeniden eskisi gibi bir birikim kesinlikle olmaz. Bu nedenle liposuction sonrası alınan sonuçlar son derece kalıcıdır.Sonuç olarak; liposuction işlemi istenmeyen yağ birikimlerinizden kurtulmanızla yetinmez, o bölgenin yağ depolayabilme kapasitesini de önemli ölçüde azaltarak kalıcı ve kesin sonuç elde etmenizi sağlar.